• : Function ereg() is deprecated in /home/www/trsavunma/includes/file.inc on line 646.
  • : Function ereg() is deprecated in /home/www/trsavunma/includes/file.inc on line 646.
Haberi Kopyala
22.06.2009 - 06:48

TSK Özel: TSK'da Kullanılan Piyade Tüfekleri (1)

Tek erin modernizasyonu düşünce ve projesi kapsamında, yeni piyade tüfeği tedariği ile ilgili yapılan çalışmalar uzun süredir bir belirsizlik içinde devam etmekte. Yeni tüfek olarak tanıtımı yapılan Mehmetçik-1'in bir Hk416 kolunu mu olduğu, yoksa aslında dış görüntüsü hariç özgün bir tasarım mı olduğu konusunda hala bir bilgi kirliliği yaşanmakta (İlginç olan silahın bazı resimlerinde H&K'nın dizayn bürosu Ulm Ar-Ge'nin geyik boynuzu şeklindeki sembolleri rahatça görülmekte!). Biz ise bu tartışmalara hiç girmeden, kısa bir TSK ve piyade tüfeği değerlendirmesi yapmaya çalışacağız.

TSK envanterine girmiş ilk otomatik piyade tüfeği, bugün bile bir efsane olan bizde bilinen adıyla G-1 (Alman Ordusu da bu silahı bu dezignasyon ile uzun süre kullanmıştır.), dünyada bilinen adıyla FN-FAL'dır. 1950'lerde dünya sahnesine çıkmaya başlayan bu harika silah, diğer ülkelerin aksine, ülkemizde hep G-3'ün gölgesinde kalmış ve asla hakkettiği saygıyı görememiştir. Şu an bile hala bazı birliklerde acemi er eğitiminder erlerin silaha alıştırılması amacıyla bu silahla eğitim yapılmaktadır. Kıbrıs Barış Harekatı sırasında da bazı birlikler tarafından kullanılmıştır ve gazi bir silah olarak anılarımızda yerini almıştır.

 

 

G1 (FN-FAL) Piyade Tüfeği

 

TSK'nın ana piyade tüfeği, herkesin malumu, G-3 piyade tüfeğidir. G-3 Alman Heckler&Koch firması tarafından yine 50'li yıllarda geliştirilmeye başlanmış ve 70'lerde de H&K ile varılan anlaşma çerçevesinde MKE tarafından yurtiçinde üretilmiştir. G-3'ün kökeni İspanyol CETME tüfeğidir. Bu silahın lisansı H&K tarafından alınarak, Obendorf'taki fabrikada üretimine başlanmıştır. G-3 son derece başarılı olmuş bir silah olmasına ve dünyanın pek çok ordusuna senelerce hizmet vermiş olmasına rağmen, bazı yönlerden çok fazla eleştirilmiştir. Örneğin, mekanizmanın geride kilitlenmemesi bunlardan biridir. Kurma kolunu çekmek ve kilitlemek için kolunuzu çok ileri uzatmak gerekmekte ve bu da silahı özellikle kısa boyluların kullanımına uygun kılmamaktadır. Bir diğer eleştiri konusu ise silahın ağırlığıdır. Bu ağırlık, aslında silaha sahip olduğu bekaayı sağlayan 7,62x51'lik kalibresi ve bilyeli kilit sistemi ve mekanizmasından kaynaklanmaktadır. Silahın, AR serisi tüfeklerde olduğu gibi,bir taşıma parçasına sahip olmayışı, uzun mesafeli yürüyüşlerde, ağırlığını dayanılmaz hale getirmektedir.Öte yandan, silahın menzili ve gücü silahın artılarıdır. Burada değinmek istediğim bir noktada, silahın güvenilirliği ile ilgili. G-3 biraz ilgi isteyen bir silahtır, bakımı iyi ve düzenli yapıldığı takdirde, kimseyi yolda bırakmaz. Öte yandan, kar, çamur, soğuk, sıcak dinlemeden çalışan bir AK-47'nin yanında maalesef G-3 biraz fazla narin kalmaktadır.

 

 

CETME Piyade  Tüfeği

 

 

 

G3 Piyade Tüfeği

 

 

HK-33, yine Heckler&Koch firmasına ait bir piyade tüfeğidir ve G-3'ün yerini alması için envantere sokulmuştur. Envantere girdiği günden beridir de hakkındaki yorum ve spekülasyonlar hiç sona ermemiştir. HK33, 1960'ların sonunda Alman Ordusunun NATO 5.56x41 kalibrede bir silah ihtiyacını karşılamak amacıyla geliştirilmiş bir tüfek olup çok, Alman Ordusu tarafından fazla kullanılmamıştır. Sadece Alman Polis birimleri ve bazen de GSG) ntarafından kısıtlı miktarlarda kullanılmıştır. TSK envanterine NATO standartlarına uygun 5.56x41 kalibre silah ihtiyacının giderilmesi amacıyla alınmış ve fakat memnun kalınmamıştır. Bunun sebepleri, silahın şu an ki silah standartlarını çok gerisinde olması, emsallerinin artık müzelerde görülebilmesi (biraz abartmış olabilirim) ve silahın G.Doğu'nun şartlarına yeterli uyumu sağlayamaması olarak değerlendirilebilir. Bu noktada değinmek istediğim bir başka husus da 5.56x41'in ölümcüllüğü ile ilgili yaşanan tartışmalar. 5.56 öldürmez, yaralar iddiası, bir şehir efsanesidir. 5.56x41 gayet ölümcül bir silahtır, ve maalesef dizayn edilen her silah gibi öldürmek üzere tasarlanmıştır, yaralamak çin değil. HK33'ün menzili, 7.62x51 kalibreli G-3'ten kısa olsa da, çarpışma bölgelerindeki çatışmalarda yeterli menzil erşimine sahiptir. Ayrıca, timlerdeki keskin nişancılar ve makineli tüfekler bu açığı rahatça kapayabilirler. Kanaatimce sorun, kalibreden daha farklı konulardan kaynaklanmaktadır.

 

 

HK-33 Tüfeği  20, 30 ve 40 mermili kartuşlarla

TSK, artık en kısa zamanda yeni tüfeğine kavuşmalıdır. Kalibre tartışmaları, dizayn tartışmaları arasında gözden kaçan nokta, TSK'nın dünyanın en zor coğrafyalarıondan birinde, son derece "yoğun" bir "Düşük Yoğunluklu Savaş" verdiğidir. Öte yandan değişen konjonktür, bölgenin istikrarsızlığı, savaşılan bölgelerin yapısı ve karşı güçlerin uyguladıkları taktikler konvansiyonel savaşın tanımının yenilenmesine sebep olmuştur. Şehir savaşları artık kaçınılmaz bir muharebe türü haline gelmiştir. 1 metrenin üzerindeki boyları ve 5 kilograma yakın ağırlıkları ile G-3ler ve son derece eski dizayn felsefesi ile üretilmiş, modern piyade tüfeklerinin çok gerisinde kalmış, narin, yoğun bakım isteyen HK33'ler, bu tür savaşlar için kesinlikle uygun silahlar değildirler. "Askerimiz en iyisine layıktır!" gibi saçma göz boyamaların yerine, artık modern bir piyade tüfeğinin envantere alınma zamanı gelmiş ve hatta geçmektedir.

 

barış75, Savunma ve Strateji Forumu

Resim kaynakları: wikipedia, the fire arm blog,  AR 15 Armory

.

Yorum Yaz

Yorumlar

Milli tüfek

gösterilen mehmetçik-1 tüfegi tamamen HK -416 kopyası
bir silahtı ve tam bir skandal oldu.
Anasını boyayıp,makyajlayıp babasına satma gibi yani.
Yahu kardeşim,madem birşeyden anladığınız yok.
Dizayn nedir bilmiyorsunuz...aklınız yetmiyor.
Hiç birşey bilmiyorsanız,bari Avusturyanın taa 1976
da yaptıgı AUG 77 tüfegini alın,azıcık degiştirip
bullpup degilde normal dipçikli tüfek versiyonunu
yapın yani.
Herşeyi bizmi diyecegiz canım.

namlusuz mak tufek purojesı

tamamen yerlı tasarım hafıf ergononık sınırsız atıs kabılıyetı bır mak.tf.namlu surtunme kat sayısı yok denecek kadar az oldugu ıcın atıs fazlalıgından olusan ıstıkrar ve atıs kabılıyetıde ortadan kaldırıyor